Fıkralar
Dayısı Tam Bir Ayı ELAZIĞ FIKRARSI

Harput’ta, beyler selamlık dediğimiz bir yerde oturur, uzun kış gecelerinde kahve içip sohbetlerde bulunarak soğuk geceleri sıcak ederlerdi. 

Gene böyle bir günde, aniden kapı çalınır, içeriye yaşlı, eli ayağı soğuktan donmuş birisi girer. Hemen mangalın yanına gelir ve üşümüşlüğün vermiş olduğu bir düşüncesizlikle, mangalın üzerine üfler. Mangaldan yükselen küller, beyleri küle boğar. 

Mangalın küllerini yiyen beylerden biri, nazik ve beyliğin vermiş olduğu bir heybetle: 

“Dayı sorması ayıp sen nerelisin?” 
Yaptığı ayıbın farkında olan yaşlı adam: 

“Bey bey, dayı ayı olduktan sonra nereli olduğu ne lazım.” der ve kendisini affettirir.

Kaybol Gözümün Önünden ELAZIĞ FIKRASI

İki kardeş, yeni gelen valiyi yemeğe davet ederler. Vali gelir, sofra kurulur ve yemekler yenmeye başlanır. 

Valinin bir tarafında küçük kardeş, diğer tarafında da büyük kardeş oturmaktadır. Vali ortada çok küçük görünür. Büyük kardeş ortaya gelen kuzunun bir budunu koparıp alır. Sonra küçük kardeş de diğer budunu koparır. Vali ise budun ucundan küçük bir parça koparıp yavaş yavaş kemirmeğe başlar. Valinin durumunu fark eden küçük kardeş: 

“Yav vali efendi, o ne öyle küçücük parçayi almışsın, evirip çevirisin. Bizim gibi yapsana” der. 

Vali herkesin içinde kıpkırmızı olur. Bu arada büyük kardeş olayın farkına varır ve kardeşine çıkışır, durumu düzeltmeye çalışarak: 

“Oğlum itoğlit, hadi vali bi halt yedi. Yani onu yüzüne mi vurmak lazım. Kalk kaybol gözümün önünden” der.

Sizinki Gavuşi de Benimki Niye Gavuşmi ELAZIĞ FIKRASI

- Palu'lunun alacağı olan adam, borcunu ödeyemeden ölür. Bizim Palulu alacağını alamadığı için son derece kızgındır. Kızgınlığını belirtmek için her nereye getse ölen adama küfür etmektedir. Duyan arkadaşları Paluluya: 
- "Ula gardaşım ayıpdır. Niye küfür edisin? Nasıl olsa gavuşmi." Palulu biraz düşünür ve: 
- "Ula siz ölenin arhasından Fatiha ohuyup, elizi yüzüze sürisiz, o gavuşi de, benim ettiğim küfürler niye gavuşmi? demiş...

İYİ VE KÖTÜ HABER

Adam bir gün eve gelir adam ev halkına şöyle der :
– Size bir iyi bir de kötü haberim var. Ev halkı ilk önce iyi haberi dinlemek ister. Adam anlatır :
– Patronum maaşımı 3 milyardan 10 milyara çıkardı der. Ev halkı sevinçten havalara uçar. Şarkılar söylerler. Sıra kötü habere gelir. Adam ürkek bir ifadeyle :
– İşten atıldım.

Ben Heç Tanımam Onu

- Borç yüzünden iki arkadaş mahkemeye düşer. Hakim davacıya sorar. 

"Sizin paranızı kim vermiyor.?" Alacaklı işaret ederek: 

"O" Hakim borcu olana: "Niye aldığınız parayı ödemiyorsunuz?" 

Borçlu alacaklıyı tanımadığını ifade eder. Duruma çok bozulan alacaklı, hakaeretin bu kadarına dayanamayacağına belirttikten sonra: 

"Hakim beg, şimdi bu beni tanimi, ele mi? Madem ele ben onu heç tanimim." Der ve dava kapanır...

KÖTÜ VE ÇOK KÖTÜ HABER

Doktor Hastalarından Birini Aramış. Telefonda aralarında şöyle bir diyalog geçmiş :
Doktor : – Sana bir kötü bir de çok kötü haberim var. Önce hangisini söylememi istersin demiş.
Hasta  : – İlk önce kötü haberi söyleyin..
Doktor : – Tahlilleriniz sonucunda maalesef sadece yirmi dört saat ömrünüz kaldı.
Hasta  : – Peki bu kötü haber ise, çok kötü olan haber nedir?
Doktor : – Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum, telefonunuz kapalıydı.

Beyaz saçlar

Çocuk annesine sormuş birgün;
- Anacığım kafandaki saçların neden beyazlıyor senin?
Annesi;
- Yavrum, sen beni her üzdüğünde saçımın bir tel beyazlıyor, elbette sebepsiz değil!
Çocuk annesinin duyacağı tonda başlamış cevabı yorumlamaya;
-Hıı şimdi anlaşıldı, anneannemin saçları neden bembeyaz olmuş!

Barbi bebek

Adam kızına barbi bebek almak ister ve bir oyuncakçıya girer.
- Vitrindeki barbi bebek kaç para ? diye sorar.
satıcı
- Hangisi beyim ? ve devam eder :
- barbi spora gidiyor 19.95 tl
- barbi alışverişde 19.95 tl
- barbi diskoda 19.95 tl
- barbi plajda 19.95 tl
- barbi boşandı 265 tl
Adam şaşırır.
- Neden hepsi 19.95 de boşanmış olan 265 tl?
satıcı cevaplar :
- çok basit boşanmış Barbi ile birlikte; kenin evini, arabasını mobilyalarını da alıyorsunuz.

5 Lira

bir gün köşede bir çocuk ağlıyormuş biri ordan geçerken sormuş
- niye ağlıyorsun demiş.çocuk cevap vermiş.
- 5 liramı kaybettim demiş.
- al 5 lira çocuk susmuş
sonra kadın tekrar o köşeden keçerken gene o çocuğu görmüş
-gene niye ağlıyorsun
-5 liramı kaybetmeseydim şimdi 10 liram olurdu

Yıldızlar

Öğretmen, sınıfta gökyüzü ile ilgili bir yazı okudu.Sonra bu yazıyla ilgili çocoklara soru sordu:
-Ayşe, bana bildiğin yıldızları sayar mısın?
Ayşe düşünmeden yanıtladı:
-Pop yıldızları, spor yıldızları, sinema yıldızları...

Doğru Karar

Hız limiti 50 km. olan caddede polis sürücüyü durdurdu ve önce suçunu sıraladı: "Hızlı gitmeniz bir yana yanlış yerde araba solladınız, farlarınızdan biri yanmıyor, lastikleriniz tümüyle aşınmış. Size hayli kabarık bir ceza yazmak zorundayım." Kalemini çıkardı, defterini açtı ve sordu: "Adınız nedir?" Sürücü derin bir soluk aldı ve adını söyledi: "Schtarthewisizesky Vocgefastrlongchsclingen." Polis bir süre düşündü ve sonra kararını verdi: "Şeyy..." dedi. "Bu kez ceza yazmıyorum ama, lütfen daha dikkatli olun."

Ne zaman at diyorlar

-Babacım, karanlıkta yazı yazabilir misin?
-Sanırım. Ne yazmamı istersin?
-Karneme adını yazıp imza atar mısın!

Kısa Aylar

İki öğrenci plajda aralarında konuşuyorlardı. Biri:
-Yılın en kısa ayları hangileridir?
Öbürü içini çekerek:
-Hangisi olacak, tabi ki tatil ayları

Ev ödevi

Küçük kız okuldan gelir ve annesine:
-Annecim, bugün okulda yapmadığım bir şey yüzünden cezalandırıldım
Annesi haykırır:
-Ama,bu nasıl olur, Okula gelip öğretmeninle bu konu hakkında konuşmalıyım.. bu arada, senin yapmadığın şey neydi?
Küçük kız cevaplar:
-Ev ödevim

Konuşmayanlar

Hayat bilgisi dersinde öğretmen sordu:
- Balıklar neden konuşmaz?
Funda parmak kadırdı:
- Öğretmenim, siz de başınızı suya soksanız konuşamazsınız.

Hepsi bu kadar mı?

Küçük Aylin'e teyzesi bir milyon lira vermişti. Küçük kız bir şey demeden parayı cebine attı. Bunun üzerine annesi söze karıştı.
-Aylin, teyzene ne demen lazım?
Aylin cevap vermedi. Anne bunun üzerine yardım etmek istedi.
-Baban bana para verdiği zaman ben ne diyorum?
Birden gözleri parlayan Aylin:
-Hepsi bu kadar mı? diye atıldı.

Karadeniz de Çukur problemi

Karadenizde köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş.
Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.
Birincisi demiş ki:
– ‘Çukurun yanında bir ambulans beklasin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin.’ 
İkincisi:
– ‘Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz’ demiş.
Sıra Temel’e gelmiş.
– ‘Ula kafanız hiç çalışmıyor’ demiş. ‘Bunu kapatalım ve Gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım’

Zamane Çocuğu
Dedesi,torununu gezdiriyordu.
Önlerinden çok güzel bir otmobil geçer.
Dedesi :
-Bak yavrum der; "düt düt" geçiyor.
Cocuk gayet sakin bir cevap verir:
-Dedeciğim, o "düt düt" dediğin;
sekiz silindirli, otomatik vitesli, doksan sekiz model bir mersedestir.
Sıpa
Köylü, yeni doğan bir sıpayı kucağına almış evine dönerken,iki ortaokul
öğrencisi kendisine takılır ve:
- Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye
götürüyorsun böyle?- 
Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış
görünerek cevap verir:
- Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım...
Öksüren hastaya yanlışlıkla

Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktor da adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki: - "Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel." Adam bir hafta sonra gelince doktor: - "Öksürüğün nasıl oldu?", deyince adam da: - "Cesaret edip de öksüremiyorum ki!"

Doğum Uzmanı

Bir adam; kadın doğum uzmanıymış, ancak mesleğinden sıkılmış ve araba tamircisi olmaya karar vermiş. Bunun için gidip dersler almış; sınavı 100'le bitirip tamirci olması gerekiyormuş. Adam sınava giriyor, çıkıyor bir bakıyorlar ki 150 almış sınavdan. Herkes şoka giriyor nasıl olur diye. Puan veren hocalara toplayıp soruyorlar: "Nasıl 150 aldı?" Hoca da anlatmaya başlamış: "Önce bujileri değiştirdi sonra motor'a rektifiye yaptı sonra da karbüratorü dağıtıp temizledi ve son olarak da vites kutusunu dağıtıp topladı", diye açıklama yapmış. Diğer hocalar: - "Ee 150 almayı gerektirecek durum nedir? Diğer öğrenciler de bunu yapıyorlar", deyince hoca da: - "iyi de tüm bunları egzozdan yaptı" diye cevap vermiş.

İyi Haber Kötü Haber

Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü; bir de çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonra "ilk önce hangisini söylememi istersiniz" diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilir ki?" Doktor: "dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim."

Ambulans

 Doktor beni nereye götürüyorsunuz? - Morga. - Ama ben daha ölmedim ki?! - Olsun biz de daha gelmedik zaten...

Göz Doktoru

Şu tablodaki harfleri okur musunuz? Cafer: - Siz bana okur musunuz? Benim gözlerim bozuk da..

Tanıtım Filmi Doktorunuza Sorun Sizi Arayalım Online Randevu Çocuklar İçin